Bu makaleyi okumaya nasıl karar verdiniz? Belki de başlığı gördünüz ve bunun sizin için yararlı olacağına dair içgüdüsel bir his duydunuz. Bu tür hızlı kararları genellikle uzun bir analitik süreç olmadan, sezgilerimizin rehberliğinde veririz. Sezgi eğitimi ise bu becerimizi geliştirmeye olanak tanıyan bir süreçtir.
Yakın zamana kadar sezginin varlığını destekleyen çok az ikna edici bilimsel kanıt vardı. Eğer sezgilerimizi kullanmak karar vermede yararlı bir yol olabiliyorsa, sezgisel sürecimizi geliştirmek veya iyileştirmek için yapabileceğimiz bir şey var mı, yoksa bu sadece bazı bireylerin sahip olduğu bir süper güç mü? Bu makalede size sezgi eğitimi ile ilgili bilgiler vereceğiz.
Sezgi Eğitimi: Sezgi Öğrenilebilir mi?
Sezgi, akıl yürütmeden çok farklı bir bilgi işleme biçimidir. Bunun genellikle doğuştan gelen bir yetenek olduğu düşünülür. Ancak sezgi konusunda çalışan kişiler sezgi eğitimi ile bunun geliştirilebileceğini de öne sürmektedir.
Sezgi Eğitimi Nasıl Yapılır?
Sezgi eğitiminde bu beceriyi geliştirmenize yardımcı olacak bazı egzersizler bulunmaktadır. Bu teknikler tam olarak kanıtlanmamış olsa da pek çok alanda işinize yarayabilecek faydalar da içereceğini düşünüyoruz.
Hislerinize Öncelik Verin
Bugün sürekli veri yağmuruna tutulduğumuz bir dünyada yaşıyoruz. Modernizmin rasyonelliğe ve bilime odaklanmayı ödüllendirdiği gerçeğini de karışıma eklediğinizde, sezgilerimizi dinleyip akışına bırakmanın zor olabileceği anlaşılır.
Konuyla ilgili yazanlardan bazılarına göre yapmamız gereken tam da bu. Sezgisel işlemenin karar vermeye yardımcı olabileceğinin farkına varmanız ve bir durumu aşırı analiz etmeden yanıtların size gelmesi için zaman ve alan tanımanız gerekir. Sezgilerinize uyum sağlamak için her gün, hatta önemli bir karar vermeniz gerekiyorsa günde birkaç kez hislerinizle baş başa kalmak için zaman ayırın.

Sezginizin sizinle nasıl konuştuğunu öğrenin
İnsanlar sezgiyi farklı şekilde deneyimlerler. Bazıları için bir görüntü olarak ortaya çıkabilir; bazıları bunu klasik ‘içten gelen his; bazıları ise daha duygusal bir tepki tanımlıyor. Yavaşlayın ve sezgilerinizi nasıl veya nerede deneyimlediğinizi anlamaya çalışın.
Bir günlük tutun
Önsezilerinizi bir günlüğe yazmayı deneyin ve bunların nasıl deneyimlendiğini fark edin. Analitik süreç devreye girmeden önce bunları yakalayabilirseniz daha faydalı olacaktır.
Bu nedenle gün içerisinde günlüğü yanınızda bulundurmanız faydalı olabilir. Bir durum veya kararla ilgili içgüdülerinizi not ederseniz aynı zamanda bunları daha sonra kontrol edip bunların ne kadar doğru veya yararlı olduğunu değerlendirebilirsiniz.
Bir problem üzerinde düşünürken aklınıza gelen kelimeleri ve cümleleri yazmak da size farklı bir içgörü sağlayabilir. Alternatif veya tamamlayıcı bir yaklaşım olarak resim veya karalamalar yapmak faydalı olabilir.
Farkındalık tekniklerini kullanın
Farkındalık bizi duygu ve düşüncelere bağlanmadan fark etmeye teşvik eder. Sezginizi geliştirmeye çalışıyorsanız bu özellikle yararlı olabilir. Düşünceleri yargılamadan izlemek ve kabul etmek, sezgisel bilgilere daha fazla erişmenizi sağlayacaktır.
Bir başka yararlı farkındalık tekniği olan vücut taraması, vücudunuzdaki sezgisel işlemlerle ilgili olabilecek hisleri fark etmenize yardımcı olabilir. Önemli bir karar vermeniz gerektiğinde veya sezgilerinizi geliştirmek için her gün pratik yaptığınızda vücut taraması yapılabilir.
Mevcut olmak ve çevremize karşı dikkatli olmak, bilinçdışına kararları bilgilendirmek için zengin veriler sağlayarak sezgiyi geliştirmeye de yardımcı olabilir.
Rüyalarınızı not edin
Freud’un ünlü bir sözü vardır: “Rüyaların yorumlanması zihnin bilinçdışı faaliyetlerine ilişkin bilgiye giden muhteşem yoldur.”
Rüyalar bize bilinçdışı süreçlerimiz hakkında zengin bilgiler sağlayabilir. Uyandığınızda bunları yazmak hatırlamanıza yardımcı olacaktır ve karşılaşabileceğiniz zorluklara veya ikilemlere dair ipuçları vermek için içerik incelenebilir.
Sezgi doğal bir süreçtir ve hepimizin doğuştan bazı sezgisel yeteneklere sahip olduğu yaygın olarak kabul edilmektedir. Sezgilerimizi kullanıp uyguladığımızda kararları daha hızlı ve daha rahat verebiliriz. Ancak sezgisel kararların doğruluğunu abartmamak önemlidir. Uzmanların çoğu, bilinçdışı süreçlerin önemli bir rol oynamasına rağmen, karar vermenin hem analitik hem de sezgisel akıl yürütme birlikte kullanıldığında en etkili olduğu konusunda hemfikirdir.
Sezgi konusu popüler kültürde büyük ilgi görse de bu alandaki psikolojik araştırmalar oldukça sınırlıdır. Bu, hem en popüler değerlendirme yöntemlerine hem de sezgiyi geliştirmeye yönelik önerilere biraz sağlıklı şüphecilikle yaklaşmamız gerektiği anlamına gelir.
Bununla birlikte, sezgisel süreçlerimizi daha iyi anlamak ve müşterileri kendi süreçlerini geliştirmeye teşvik etmek için zaman ayırmanın avantajları var gibi görünüyor.
Derya Öte Almanya’da yaşayan Türk bir ICF koçudur. Almanya Duisburg’da bulunan kendi kurmuş olduğu Derya Öte Koçluk ve Danışmanlık Akademisinde koçluk, yaşam danışmanlığı hizmetlerini yürütmekte ve aynı zamanda ICF koçluk eğitimleri vermektedir.
Hizmetlerini Türkçe ve Almanca olarak sunan Derya Öte, farklı kültürden pek çok insanın hayatlarına dokunmuş ve kişisel gelişim yolculuklarına katkı sağlamıştır.
Derya Öte ve sunduğu hizmetler hakkında daha fazla bilgi almak için +491608488493 telefon numarası veya info@lifecoach-deryaoete.de mail adresi aracılığıyla iletişim kurabilir, sosyal medya hesabından etkinlikleri takip edebilirsiniz.