C O A C H I N G D U I S B U R G

Loading

İş Hayatınız Sizi Nasıl Tanımlıyor?

İş Hayatınız Sizi Nasıl Tanımlıyor?

Tanışma anlarında insanların birbirine ilk sorduğu sorulardan biri “Ne iş yapıyorsunuz?” . Bu soruyu o kadar sık soruyoruz ve o kadar otomatik yanıtlıyoruz ki arkasındaki varsayımı fark etmiyoruz bile. Sanki yaptığımız iş, kim olduğumuzu özetliyor. Sanki mesleğimiz kimliğimizin en belirleyici parçası. Ama bu gerçekten böyle mi? Ve bu kadar büyük bir yer verdiğimiz şey bizi gerçekten yansıtıyor mu, yoksa bizi bir kalıba mı sokuyor? İş hayatınız sizi nasıl tanımlıyor merak ediyorsanız yazımızı okumaya devam edin.

Kimlik ve Meslek Nasıl İç İçe Geçiyor?

İnsanın kendini tanımlaması için bir çerçeveye ihtiyacı var. Bu çerçeve aile, kültür, değerler ya da ilgi alanları olabilir. Ama modern hayatta iş bu çerçevenin merkezine oturdu. Yıllarınızı bir mesleğe ya da kariyere harcadığınızda o meslek zamanla sizi tanımlamaya başlıyor. Doktor, mühendis, öğretmen, girişimci. Bu unvanlar yalnızca ne yaptığınızı değil, nasıl biri olduğunuzu da ima ediyor gibi hissettiriyor. Üstelik iş hayatı günlük zamanın büyük bölümünü kaplıyor. Uykudan sonra en fazla vakit harcadığınız şey işiniz. Bu kadar büyük bir alan doğal olarak kimliğe sızıyor.

Bu Tanımlamanın Bedeli Ne?

Kendinizi yaptığınız işle bu kadar özdeşleştirdiğinizde her şey yolunda gittiğinde harika hissediyorsunuz. Ama iş hayatı her zaman düz gitmiyor. İşten çıkarılmak, başarısız bir proje, beklenen terfi ya da onayın gelmemesi, iş hayatına bağlanmış bir kimliği derinden sarsıyor. Çünkü artık yalnızca bir iş sorunu değil, kim olduğunuza dair bir soru haline geliyor. Bu noktada insanlar aşırı çalışarak durumu kurtarmaya çalışıyor, sağlıklarını ve ilişkilerini feda ediyor ya da uzun süre kendilerini toplayamıyor. Kimliğini tek bir alana bağlamak o alanda yaşanacak her sarsıntıyı varoluşsal bir krize dönüştürüyor.

İşinizden Bağımsız Kim Olduğunuzu Biliyor musunuz?

Bu soruyu kendinize şöyle sorun: Yarın işiniz olmasa kim olurdunuz? Hangi değerleri taşırdınız, hangi ilgi alanlarınız vardı, ne sizi mutlu ederdi, nasıl biri olmak isterdiniz? Bu soruların cevapları hemen geliyorsa sağlıklı bir zemin üzerinde duruyorsunuz demek. Ama cevap gelmekte zorlanıyorsa ya da her cevap yine işe bağlanıyorsa, kimliğinizin büyük bölümünü bir role devretmiş olabilirsiniz. İş hayatı dışında var olabilmek, hobi edinmek, anlamsız görünen şeylerden keyif almak ve iş konuşulmayan insanlarla vakit geçirmek bu zemini yeniden inşa etmenin yolları.

İş Hayatınız Sizi Nasıl Tanımlıyor?
İş Hayatınız Sizi Nasıl Tanımlıyor?

Çok Çalışmak ile Kendini Kaybetmek Arasındaki İnce Çizgi

Hırslı olmak, işe emek vermek ve kariyer hedefleri peşinde koşmak değerli şeyler. Ama bir noktada bu emek özveri olmaktan çıkıp kimlik kaybına dönüşebiliyor. Bunu anlamanın işaretleri var. İş dışında geçirdiğiniz zamanı boşa giden zaman olarak görmek, tatilde bile zihnen iş yerinde olmak, başarısızlık anlarında kendinizi tamamen değersiz hissetmek ya da başkalarını yalnızca mesleki değerleriyle ölçmek bunların başında geliyor. Bu işaretler çalışma hayatınızın sizi tükettiğine ve sizi beslediğinizden çok daha fazla şey aldığına işaret ediyor.

İş Hayatı Hayatın Tamamı Değil, Bir Parçası

İş hayatı anlamlı olabilir, tatmin edici olabilir, hatta tutkuyla bağlandığınız bir alan olabilir. Bunlar çelişkili değil. Ama bunların olması için işin sizi tümüyle tanımlaması gerekmiyor. Hayat çok daha geniş. Sevdiklerinizle geçirdiğiniz zaman, öğrendiğiniz şeyler, hissettiğiniz duygular, geliştirdiğiniz ilişkiler ve katkıda bulunduğunuz küçük anlar hepsi kimliğinizin eşit derecede gerçek parçaları. İşiniz bu parçalardan biri olduğunda çok daha sağlıklı bir denge oluşuyor. Hem işinize çok daha taze bir zihinle yaklaşıyorsunuz hem de iş dışındaki hayatı gerçekten yaşayabiliyorsunuz.

Kendinizi Yeniden Tanımlamak İçin Geç Değil

Yıllardır kendinizi yaptığınız işle tanımladıysanız bunu fark etmek başlı başına önemli bir adım. Değişim büyük kararlar gerektirmiyor. Küçük ama kasıtlı tercihlerle başlıyor. İşle ilgisi olmayan bir şeye zaman ayırmak, bir hobiye dönmek ya da yeni bir şey öğrenmek bu dengeyi yavaş yavaş yeniden kuruyor. Kendinizi yalnızca mesleğinizle değil, değerlerinizle, meraklarınızla ve nasıl biri olmak istediğinizle tanımlamak hem daha gerçekçi hem de çok daha özgürleştirici bir kimlik zemini oluşturuyor.

İşiniz sizi anlatır ama tümünüzü değil. Kim olduğunuz, hangi unvanı taşıdığınızdan çok daha geniş ve çok daha derin. Bunu hatırlamak hem kariyerinize hem de hayatınıza farklı bir gözle bakmanızı sağlıyor.

Derya Öte Almanya’da yaşayan Türk bir ICF koçudur. Almanya Duisburg’da bulunan kendi kurmuş olduğu Derya Öte Koçluk ve Danışmanlık Akademisinde koçluk, yaşam danışmanlığı hizmetlerini yürütmekte ve aynı zamanda ICF koçluk eğitimleri vermektedir.

Hizmetlerini Türkçe ve Almanca olarak sunan Derya Öte, farklı kültürden pek çok insanın hayatlarına dokunmuş ve kişisel gelişim yolculuklarına katkı sağlamıştır. Derya Öte ve sunduğu hizmetler hakkında daha fazla bilgi almak için +491608488493 telefon numarası veya info@lifecoach-deryaoete.de mail adresi aracılığıyla iletişim kurabilir, sosyal medya hesabından etkinlikleri takip edebilirsiniz.

Yorum Yazın

E-posta adresiniz yayınlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir