Bir görev ya da bir proje üzerinde çalışırken çok hevesli olduğunuz halde onu mahvedecek bir şey yaptığınız oldu mu? Kendinizi sabote etmenize neden olan bazı zihinsel hatalar vardır ve bunu fark ettiğinizde artık çok geçtir. Bu hatalar, her şeyi yok eden bir yangın gibi hareket eder ve şaşkın, bitkin ve çoğu zaman üzgün hissetmenize neden olur.
Kendini sabotaj kavramının kökenleri hümanist psikolojiye dayanmaktadır. İstediğin bir şeyi elde etmene ya da başarmana kendi kendine engel olmak anlamına gelir. Çoğu zaman farkında olmasanız da yaptıklarınız istenmeyen sonuçlar doğurma eğiliminde olabilir.
Kendini sabotaj, amacı yaralanma, başarısızlık ve hayalleri parçalamak olan bir dizi davranışı içerir. İstediğinizi kaybetmenize neden olur. Kaygı, hüsran ya da üzüntü gibi yoğun olumsuz değerlik duyguları aracılığıyla deneyimlersiniz.
Kendini sabotaj, kararlarınızı sabote eden zihinsel bir hatadır ama aynı zamanda bir savunma mekanizması da olabilir. Örneğin, her zaman acı verici durumlarla sonuçlanan birçok ilişkiniz olduysa, bir sonraki ilişkinizi kendi kendinize sabote edebilirsiniz. Gerçekte, bilinçsiz de olsa amacınız, tekrar bu kadar çok acı çekmekten kaçınmaktır. Şimdi, kendi kendini sabote edebileceğiniz bazı farklı yolları açıklayacağız.
Kendini Sabotaja Neden Olan Zihinsel Hatalar
Sizi bu şekilde davranmaya iten davranışları veya kararları belirlemeye başladığınızda, kendinizi sabote etme tuzağından kaçınmaya başlayabilirsiniz. Yani, bilinçaltınızın hedeflerinize ulaşmanıza engel olabileceğini fark ettiğinizde, durumu düzeltmeye çalışabilirsiniz. Bu nedenle gelin kendinizi sabote ettiğiniz birkaç durumu inceleyelim.

Yardım Almaktan Kaçınma
En çok ihtiyacınız olduğu anda yardımdan kaçınmak sizi sıkıntılı bir duruma sokabilir. Bu duruş genellikle gurur veya utanç gibi duygularla desteklenir. Bununla birlikte, bazı durumlarda başa çıkma kapasiteniz yetersiz kalabileceğinden yardım istemek önemlidir.
Örneğin, takılıp kaldığınız ve hüsrana uğradığınız zamanlar vardır. Böylece, dışarıdan yardımın sizi motive etmesine izin vermek, değerli bir destekleme görevi görebilir. Yardım istemek, kesinlikle gerekli olan, doğası gereği insani bir eylemdir.
Duyguları Bastırma
Bastırma, belirli bir duyguyu hissetmekten kaçındığınızda ortaya çıkar. Kendinizi, kendinizin önemli bir parçasından, duygusal benliğinizden uzaklaştırmanıza neden olan zihinsel bir hatadır. Bir duyguyu bastırmak, ortadan kaybolmak şöyle dursun, gelecekte daha yoğun bir şekilde yeniden ortaya çıkacağı anlamına gelir.
Bir şey sizi sinirlendiriyorsa, elde ettiğiniz sonuç muhtemelen istediğinizden çok uzaktır. Ancak duygular, olağanüstü bilgi araçlarıdır. Bu nedenle, yaptıklarınızı değiştirmek için size verdikleri bilgileri kullanabilirsiniz.
Sınır Belirleyememek
“Sana hayır, bana evet demeliyim.” Diğer insanlarla sınırlar belirlemek, onlara ne istediğinizi ve arzuladığınızı ve aynı zamanda sizi neyin incittiğini söylemektir aslında. İlişkilerinizde sınırlar olmadığında hoş olmayan durumlar ortaya çıkabilir.
Bunun nedeni, diğer kişinin, davranışlarını size uyarlamasına izin verecek bilgiye sahip olmamasıdır. Sınırları belirlemenin en uygun yolu açık iletişimdir. Sakin, düşünceli ve düşmanca olmaktan uzak bir diyalog ile karşınızdaki kişiye gerçekte nelerden hoşlandığınızı ve hoşlanmadığınızı ifade edebilirsiniz.
Olumsuz İçsel Konuşmalar
Olumsuz konuşmaların etkileri gerçekten çok derine inebilir. Örneğin, kendinize başkaları için yeterince iyi değilim, daha iyisini yapmalıydım gibi yaralayıcı şeyler söyleyebilirsiniz. Kendinizle konuşma şeklinizin, kendinizle ilgili sahip olduğunuz kavram üzerinde güçlü bir etkisi olduğunu hatırlamalısınız. Bu konuşmalar benlik saygınıza zarar verir.
Bu nedenle olumsuz içsel konuşmalar yerine, olumlamalar kullanmanız gerekir. Örneğin, iyi yaptım, gerçekten zordu ama başardım. Bu tür ifadeler, kendinize şefkat göstermenize yardımcı olur. Bu, güçlü yönlerinize odaklanmanız için kendinize bakış şeklinizi eğitmenizi sağlar.

Değişime Direnmek
Değişim hayatın bir parçasıdır. Değişimi reddetmek, yolunuza engeller koymak ve kendinizi sabote etmek demektir. Bazen uyum sağlamak zordur, çünkü enerjinizi tüketir ve korku ve paniğe kapılmanıza neden olabilir. Ancak, yüzleşmekten kaçındığınız her şeyi giderek daha fazla büyür.
Değişimle birlikte hareket etmek için önce onu kabul etmek gereklidir. Değişimi kabul etmek, onu kucaklamak demektir. Korksan bile kabul etmelisin. Kaçınmayı bırakmalı, değişikliğin yüzüne doğrudan bakıp “Devam etme zamanı” demelisin. Değişen realitenizle bilinçli bir konumdan temas kurmak demektir. Başka bir deyişle, değişimin yaşamın içsel bir parçası olduğunu bilmektir.
Bu tür zihinsel hatalar sık görülür ve ilerlemenizi engellerse işlevsiz hale gelebilirler. Ancak, onları tanımlamayı başarırsanız, çok geç olmadan düzeltebilirsiniz. Böylece kendini sabotaj tehlikesini önlemiş olursunuz.
Derya Öte Almanya’da yaşayan Türk bir ICF koçudur. Almanya Duisburg’da bulunan kendi kurmuş olduğu Derya Öte Koçluk ve Danışmanlık Akademisinde yaşam danışmanlığı, koçluk hizmetlerini yürütmekte ve aynı zamanda ICF koçluk eğitimleri vermektedir.
Hizmetlerini Türkçe ve Almanca olarak sunan Derya Öte, farklı kültürden pek çok insanın hayatlarına dokunmuş ve kişisel gelişim yolculuklarına katkı sağlamıştır. Derya Öte ve sunduğu hizmetler hakkında daha fazla bilgi almak için +491608488493 telefon numarası veya info@lifecoach-deryaoete.de mail adresi aracılığıyla iletişim kurabilir, sosyal medya hesabından etkinlikleri takip edebilirsiniz.