Bilişsel çarpıtmalar, bir şey, bir kişi veya bir durum hakkında sahip olduğumuz sağlıksız bir inançtır. Bilişsel bir çarpıtma bazen yararlı olabilir, ancak çarpıtmaların yoğunluğu arttığında kendinize büyük bir yük olabilir.
Bilişsel çarpıtmalar farklı şekillerde kendini gösterir. Bazı durumlarda bize yararı dokunur. Bu sistemin nasıl çalıştığını anlamak sağlıksız durumlar ile ilgili kendimizi kontrol etmemize yardımcı olabilir.
Aşırı genelleme
Günlük hayatımızda çok kullanışlı bir çarpıtmadır. Ormanda yürüdüğünüzü ve her ağaçta nesnenin gerçekte ne olduğunu düşünmeniz gerektiğini varsayalım.
Ağaçların biri küçük ve çıplak, diğeri büyük, yabani dalları ve yaprakları var ve yine de biliyoruz ki, birbirlerinden ne kadar farklı olurlarsa olsunlar, hepsi ağaç. Gövdesi ve dalları olan her şeyi ağaç gibi genelliyoruz. Çok fazla zaman ve düşünce tasarrufu sağlar ve hayatımızı kolaylaştırır.
Ne yazık ki, bazı insanlar da aşırı genelleme yapabilir. Bir kez akşam geç saatlerde, karanlık bir sokakta şapkalı bir adam tarafından saldırıya uğradığınızı var sayalım. Hayatınızın geri kalanında, sanki tüm şapkalı adamlar hırsızmış gibi kendinizi tedirgin hissedebilirsiniz.
Kendinizi sürekli şapkalı adamlara karşı tetikte olmak zorundaymış gibi hissettiğinizi düşünün, bu çok yorucu olurdu.
Ya hep ya hiç
Bir şey ya mükemmel olmalıdır ya da tamamen değersizdir. Hiçbir konuya bu şekilde baktığınızı fark ettiniz mi? Bu ya hep ya hiç bilişsel çarpıtmasıdır.
Ya hep ya hiç bilişsel çarpıtmalarına sahip insanların çok zorlu bir hayatları vardır. Çoğu zaman mükemmel olacağından emin olana kadar hiçbir şey yapmazlar. Aksi takdirde, değersiz ve işe yaramaz oldukları düşüncesiyle kendileriyle yüzleşmek zorunda kalma riskini alırlar.

Filtreleme
Ormanda yürüyen iki kişi olduğunu hayal edelim. Bir tanesi ormanın içindeki mükemmel kokuların ve renklerin tadını çıkarıyor. Diğeri ise ormana atılmış plastik bir poşet görüyor ve onu oraya bırakmış kişiye gün boyu sinirleniyor.
Bunun sonucunda kişi ormanda yürümenin harika deneyimini tam olarak yaşayamaz. Kişi, sunacak çok daha fazlası olan bir ortamda bir durumun olumsuz bir yönünü filtreler.
Tahminler
Bazı insanlar her durumda geleceği tahmin edebileceklerine inanırlar. Güzel bir hafta sonu gezisi önerirseniz, kişi gerçekleri kontrol etmeyi bir saniye bile düşünmeden zaten muhtemelen yağmur yağacağını tahmin eder ve bu fikri reddeder.
Kişi, sizin veya başkalarının onun hakkında ne düşündüğünü doğrulamadan tahmin etmeye başladığında daha da sinir bozucu hale gelir. Siz farkına bile varmadan, hayali bir düşman ordusu edinebilirsiniz.
Yap-malıyım
Yapmalıyım bilişsel çarpıtması tam olarak neyin gerekli kıldığını düşünmeden, her türlü şeyi yapmaya zorlanmak ile ilgilidir. “Bu yapılmalı” “Bunu ben yapmalıyım” gibi zorundalık düşüncesi içine girebilirsiniz.
Sanki olması gereken bir şey yapılmadığında dünya yok oluyor. İyi bir işimiz olmalı ve arabalarımızı her gün yıkamalıyız. Neyin gerçekten gerekli olduğunu düşünmeye çalışın.

Düşünceyi Okumak
Birinin bir şey hakkında ne düşünebileceğine dair bir tahminde bulunabilmek her zaman yararlıdır. Birisi için bir hediye alırken, doğru hediyeyi aldığınızdan emin olmanın kullanışlı bir yolu olarak, birisinin onun hakkında ne düşünebileceğini düşünün.
Ne yazık ki bazı insanlar, birinin ne düşündüğünü veya ne düşüneceğini her zaman tam olarak bildiklerine inanırlar. Daha önceki deneyimlere dayanarak, belirli bir davranış veya ifadeye dayanarak birinin ne düşündüğüne inanmaya bile başlayabilirler.
Kişiselleştirme
İşleri fazla kişiselleştiren insanlar, bunun her zaman kendileriyle ilgili olduğunu düşünürler. Birisi “bazı insanlar tembeldir” gibi genel bir açıklama yapar ve kişi hemen bunun kendisi hakkında olduğunu düşünür.
Aşırı durumlarda, depremlerden veya kişiyle hiçbir ilgisi olmayan diğer şeylerden kendilerinin sorumlu olduğunu bile düşünürler.
Etiketleme
Etiketleme her zaman birisi veya bir şey için her şeyi kapsayan bir isim bulmaya çalışmaktır. Birisi yanlış bir şey yapar ve o zaman ya pislik ya da aptaldır. Sanki tek bir hareket seni aptallaştırabilirmiş gibi. Tam olarak ne olduğu veya söylendiği hakkında konuşmazlar, ancak bunu kişiye bir etiket vererek yaparlar. Genellikle negatif bir etiket kullanırlar. Bu bilişsel çarpıtmayı kişiler kendileri için veya çevresindekiler için kullanabilirler.
Kutuplaştırma
Kutuplaştırma bilişsel çarpıtması siyah ya da beyaz düşünmek gibi yorumlanabilir. Siyah beyaz düşünen biri gri alanları görmek istemez. Bir şey ya da biri doğru ya da yanlıştır ve ortası yoktur. Güzel ya da çirkin, güvenli ya da tehlikeli, akıllı ya da aptal gibi uç noktalarda düşünür ve hareket ederler.
Bilişsel çarpıtmaların bizim için olumlu yanları olduğu gibi hayatımızı zorlaştıran yönleri de vardır. Bu yönleri görmek veya onlarla yüzleşmek için profesyonel yardım almayı da düşünebilirsiniz.
Derya Öte Almanya’da yaşayan Türk bir ICF koçudur. Almanya Duisburg’da bulunan kendi kurmuş olduğu Derya Öte Koçluk ve Danışmanlık Akademisinde yaşam danışmanlığı, koçluk hizmetlerini yürütmekte ve aynı zamanda ICF koçluk eğitimleri vermektedir.
Hizmetlerini Türkçe ve Almanca olarak sunan Derya Öte, farklı kültürden pek çok insanın hayatlarına dokunmuş ve kişisel gelişim yolculuklarına katkı sağlamıştır. Derya Öte ve sunduğu hizmetler hakkında daha fazla bilgi almak için +491608488493 telefon numarası veya info@lifecoach-deryaoete.de mail adresi aracılığıyla iletişim kurabilir, sosyal medya hesabından etkinlikleri takip edebilirsiniz.