Değişimi düşündüğümüzde, her zaman alınması gereken kararlar vardır. Önümüze çıkan tüm seçeneklerin artılarını ve eksilerini düşünürken ileri ve geri giderek karar verme modunda uzun süre kalabiliriz. Bu bazen o kadar zorlayıcı gelir ki hiçbir şey yapmamayı tercih ederiz. Peki, gerçekten karar vermenin önündeki engeller nelerdir?
Bilgi Eksikliğini Gider
Karar vermek için yeterli bilgiye sahip olmadığımızda kararsızlık yaşarız. Bu engeli aşmak için öncelikle ihtiyaç duyduğumuz bilgiyi toplamalıyız. Konuyla ilgili araştırma yapmak, kaynaklardan bilgi edinmek veya uzmanlardan yardım almak bu süreçte yardımcı olabilir. Bilgi eksikliğini gidererek, karar verme sürecini daha sağlam bir temele oturtabiliriz.
Duygusal Etkileri Fark Et
Karar verirken duygusal etkiler de kararımızı etkileyebilir. Duygusal engelleri aşmak için, mantıklı düşünmeye ve objektif kriterlere odaklanmaya çalışmalıyız. Duygusal tepkilerimizi analiz etmek, nedenlerini anlamak ve daha geniş bir perspektiften bakmak bize daha sağlıklı bir karar süreci sunar. Duygusal etkileri minimize ederek, daha rasyonel ve mantıklı kararlar verebiliriz.

Pişmanlıklardan Kurtul
Bir karar vermeyi düşündüğümüzde, verdiğimiz karardan pişman olacağımıza dair bir korkumuz vardır ve bu genellikle bizi harekete geçmekten alıkoyar. Kendinize şu soruları sormalısınız:
- Karar vermeyi zorlaştıran nedir?
- Yanlış karar verdiğinizi nasıl anlarsınız?
Pişmansanız, bu neden onu yanlış bir karar haline getirsin? Orada ve o zaman sahip olduğunuz bilgilere ve nasıl hissettiğinize göre o zamanlar doğru olan karardı.
Geleceğin ne getireceğini bilmek gerçekçi mi? Pişman olup olmayacağınızı neden şimdi bilmeniz gerekiyor? Bu sorunun cevabı sadece gelecekte var.
Düşündüğünüz her kararın kendiniz ve yakınlarınız üzerindeki olası sonuçları nelerdir? Hangi sonuçları diğerlerinden daha çok deneyimlemek istersiniz?
Hayattaki yol gösterici değerleriniz nelerdir? Değerlerinize en uygun seçenek hangisidir?
Harekete geçtiğinizde yani bir karar verdiğinizde, bundan en iyi şekilde yararlanmanız kaçınılmazdır. Sonucu kontrol ettiğinizi unutmayın. Pişmanlık duyma ihtimaliniz olduğunu kabul edin, bunlar sadece özleyeceğiniz bazı şeylerin olduğunun kanıtıdır, ancak kazanacağınız şeylerin onlara ağır bastığı gerçeğine odaklanmayı unutmayın.
Olumsuz Düşünmeyi Bırak
Karar vermenin önündeki engellerden biri de olumsuz düşünmeler ve bilişsel çarpıtmalardır. Bir şeyler yapmak isteriz ama düşüncelerimiz bunun çok kötü bir fikir olduğunu bize söyleyip durur. Bu durum tanıdık geldi mi?
Olumsuz düşüncelerimizle başa çıkmak için onlara karşı tutumumuzu değiştirmemiz gerekmektedir. Onları engellemeye çalışıp mücadele etmek yerine oldukları gibi kabul edin. Bu biraz sinir bozucu olabilir. Ancak kendinize hatırlatın bunlarla başa çıkabilecek güce sahipsiniz. Ve inanın bu düşünceler gelip geçici.
Biz insanlar, kontrolden çıkmaktan nefret ederiz. Sonucun ne olacağını bilmek isteriz. Ancak eğilimimiz, daha kötüsünü, sonucun korkunç olacağını düşünmektir. Bu nedenle kontrolden çıkma ve tüm cevapları bilmeme konusundaki tutumumuzu değiştirmemiz gereklidir. Kontrolden çıkmayı ve belirsizliği deneyimlemek normaldir. Tamam, rahatsız edici bir durum ama buna dayanabilirsiniz. Kendinize şu soruları sorun:
- Sonucun korkunç olmadığı durumlarda ne olabilir?
- En gerçekçi (en kötü ya da en iyi değil, en olası) sonuç nedir?
- Başa çıkabileceğiniz anlamına gelen hangi güçlere ve becerilere sahipsiniz?
- Daha önce ne zaman kontrolden çıkmayı deneyimlediniz ve üstesinden geldiniz?

Talepler ve Tercihler Arasındaki Farkı Gör
Karar vermenin önündeki engelleri aşmanın diğer anahtarı, arzuladığınız şeyin yalnızca bir tercih olduğunu, kesinlikle olması gereken doğrudan bir talep olmadığını kabul etmektir. Örneğin, “Muhtemelen bir görüşmeye gidemem çünkü beni beğenmeyecekler, işi alamayacağım ve o zaman başarısız olacağım. Bu çok kötü olurdu.” Bu duruma ilişkin talepler kesin ve kesindir. Ancak bir tercihler dizisi olarak görülürse yani “beni sevseler ve işi alsalar tercih ederim ama olmazsa da olur çünkü alternatifler var. Başa çıkabileceğimi biliyorum (çünkü daha önce yaşadım) ve bu dünyanın sonu değil” şeklinde olan bir iç konuşma sizi rahatlatacaktır.
Pratik Yap
Korkularımızı neredeyse hiç yaşamayız, bu yüzden onların gerçekten gerçekleşip gerçekleşmeyeceğini bilemeyiz. Yapacaklarına kendimizi ikna etmek için takılıp kalıyoruz. Bunun yerine yapmakta kararsız kaldığınız ve sizi korkutan ufak şeyleri yapmaya başlayın. Bu size aslında o kadar korkmanıza gerek olmadığını gösterecek. Böylece bir kararsızlık yaşayıp korkularınız sizi esir tutmaya başladığı zaman önceki deneyimlerinizi hatırlayabilir ve kendinize güç verebilirsiniz. Ne kadar çok pratik yaparsak, endişelerimizin yersiz olduğu o kadar çok kanıtlanır ve böylece gelecekte daha az endişe ile kararlar alabilir ve yeni şeyler deneyebiliriz.
Derya Öte Almanya’da yaşayan Türk bir ICF koçudur. Almanya Duisburg’da bulunan kendi kurmuş olduğu Derya Öte Koçluk ve Danışmanlık Akademisinde koçluk, yaşam danışmanlığı hizmetlerini yürütmekte ve aynı zamanda ICF koçluk eğitimleri vermektedir.
Hizmetlerini Türkçe ve Almanca olarak sunan Derya Öte, farklı kültürden pek çok insanın hayatlarına dokunmuş ve kişisel gelişim yolculuklarına katkı sağlamıştır.
Derya Öte ve sunduğu hizmetler hakkında daha fazla bilgi almak için +49 160 8488493 telefon numarası veya info@lifecoach-deryaoete.de mail adresi aracılığıyla iletişim kurabilir, sosyal medya hesabından etkinlikleri takip edebilirsiniz.